Sektör Konuşuyor - Hekim Uygulama Veri Tabanı (HUV)

20.01.2015 tarihinde SASDER Sektör Konuşuyor toplantıları çerçevesinde Güneş Sigorta Konferans Salonunda Türk Tabipler Birliği tarafından kullanıma sunulan Hekimlik Uygulamaları Veritabanı (HUV) ile ilgili bir sektör toplantısı düzenlenmiştir.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay tüm katılımcılara geldikleri için teşekkür ederek açılış konuşmasını yapmak üzere SASDER başkanı Prof. Dr. Melih Bulut'u sahneye davet etti.

Prof. Dr. Melih Bulut öncelikle toplantının düzenlenmesi konusunda ki yardımları için Güneş Sigortaya ve Dr. Raif Kaya'ya Ankara'dan bu toplantıya katılımları için teşekkürlerini sundu. SASDER'in TTB ile birlikte çalışmaya OHSAD ve diğer sivil toplum örgütleri gibi önem verdiğini belirtti ve bu çalışmanın devamının önemine vurgu yaptı. Toplantı katılımcılarına SASDER üyeliği konusunda bilgi verildi ve herkes meslek örgütü olması açısından derneğe üye olmaya davet edildi. SASDER'e üyeliğin bazı avantajları olacağı örnek olarak Sektör Konuşuyor Toplantılarının şimdiye kadar herkes için ücretsiz olduğu fakat bundan sonraki Sektör Konuşuyor Toplantıları'nın üye olmayanlar için ücretli yapılması düşünüldüğü yine kongre ücretlerinde hali hazırda dernek üyelerinin daha avantajlı olduğuna vurgu yapılarak katılımcılar 5-8 Kasım 2015 de Belek'te düzenlenecek SASDER kongresine davet edildi. Prof. Dr. Melih Bulut tüm katılımcı ve konuşmacılara teşekkürlerini ve başarılarını ileterek konuşmasını sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay tarafından Dr. Baki İtez tanıtılarak ilk konuşmacı olarak kendisine söz vermek istediğini belirtti.

Dr. Baki İtez konuşmasına tüm katılımcılara teşekkür ederek başladı. Bu toplantının tek amacının birlikte nasıl hareket edebiliriz olduğunu iletti. Konuşmasına bir anektod anlatarak başlayan Dr. Baki İtez 1998 yılında Amerika'da kullanılan şimdi 5'inci versiyonu çıkan CPT 4'un Türkçeleştirilerek TTB merkez komiteye verildiğini belirtti. Fakat görüşmeler sonucu bu konunun birliğin görev tanımı olmadığı gerekçesiyle red edildiği ve birliğin ikna edilemediğini belirtti. Eğer bu çalışma o zaman kabul edilseydi şu anda hiç bu konuların konuşulmayacağını dile getirdi. Dr. Baki İtez HUV'un hayatımıza neler getirdiği konusunda ki sunumuna geçti. İlk defa TTB'nin tüm tarafları bir araya getirdiğini belirterek HUV ile ilgili ilk toplantının Kasım da yapıldığını ve bu kapsamda 3 genel ve 1 özel toplantı yapıldığını; uygulamaya önce 1 Ekim tarihinde sonra Kasım ayında geçileceğini ilişkin duyurular yapıldığını son olarak HUV'a geçişin 01.01.2015'e bırakıldığını hatırlattı.

En büyük sorun olarak katsayı ve birim sorunları olduğu iletildi. Katsayı ile ilgili olarak son 10 senede TTB tarafından yapılan tüm katsayı artışlarının enflasyonun üzerinde olduğuna vurgu yapıldı. Beklenmedik ani artışlar olduğunu geçen sene de katsayının tepkiler üzerine geri çekildiği; zincir hastanelerin gittiği her ilde il bazlı ani ve beklenenin üzerinde yüksek katsayı artışları olduğu; ilçeler bazında bile değişen hizmet fiyatları olduğu fakat il bazında katsayı belirlemenin Türkiye gerçeklerine uygun olmadığının bu konuyla ilgili Sigorta Birliği olarak tespitleri arasında yer aldığı belirtildi.

Birimle ilgili sorunlara geçilerek birimlerde KBB cerrahi birimleri örnek verilerek 2008 'den beri inanılmaz artışlar olduğu; kurum ve hekimlerin işlem birimleri hep yukarı doğrultuda revize etmeye çalıştıklarına vurgu yapılarak bu konuda Anorektal cerrahi ve diz cerrahisi birimleri örnek verildi. 2008'den beri kitapçığın değişmediğini ve güncellenmediği; anestezide yeni HUV'da kontrol edilemeyecek fiyatlandırma kriterleri olduğu ve Billroth gibi çok yapılmayan ameliyatların birimleri düşerken sık yapılan ameliyatlarda birim artışları olduğu konuları dile getirildi. Faydaları açısından çok emek verildiği ve kod sistemin herkesin çok kolaylaştırıcı olduğu ve yeni birimlerin ilave edilmiş olması gösterildi.

Dr. Baki Bey Sektöre 2 milyar TL fon yaratan 26 şirket adına bu konuşmanın yapıldığı ve yapılan simülasyonda katsayı artışına ilave birimler de %2 artış olduğu tespit edildiğini belirtti. Katsayı artışına ilave bu artışında sektör açısından bir yük oluşturduğuna dikkat çekti.Bundan sonra Tabipler Birliğinden Sigorta Birliğinin talepleri şu şekilde sıralandı;

• HUV komitesinde en az 2 üye ile temsil edilmek
• Aylık toplantılara iştirak etmek
• Birim artış & azalışlarını yıllık olarak yapmak
• Yeni teknoloji / uygulamalarının birimlerinin 3 – 6 aylık aralıklarla eklenmesi / güncellenmesi
• Deneysel aşamadaki ameliyat & işlemler için uzmanlık derneklerinden hızlı cevap alabilmek
• Katsayı artışlarında beraber hareket edebilmek & mümkünse ekim ayında belirlemiş olmak
• TTB ile protokol yapmak

Dr. Baki Bey teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay Aksandık Genel Müdürü Sn. Koray Pamukçu'yu takdim ederek konuşma sırasını kendisine bıraktı.

Koray Bey konuşmasına sandıkları unutmadığı için SASDER yönetimine teşekkür ederek başladı. Sandıkların SGK'ya devrolma süreci konusunun devamlı gündemde olduğu fakat 10 yıldır iki yasa bir anayasa mahkemesi iptaline rağmen bunun halen gerçekleşmediğini ve yine bir uzatmanın söz konusu olduğunu belirtti. Türkiye'de 17 tane sandık olduğu ve bu sandıkların 375.000 kişiye sağlık güvencesi sunduğunu iletti. Sandık yapısı gereği maliyet artışlarının kendilerini çok etkilediğini; senelik bir sağlık bütçesi yapıldığını ve bu bütçe ile sandık üyesi çalışan, emekli ve bakmakla yükümlü olduklarının sağlık teminatlarını SGK'nın üzerinde teminatlar sağlayarak karşılamaya çalıştıklarını; ancak TTB'nin sürprizleri ve çalışmaları karşısında temsil edilemediklerini ya da söz sahibi olamadıklarını; oysa sürdürülebilir ve kaliteli sağlık hizmeti için şeffaflık, diyalog ve öngörülebilirliğin en önemli 3 unsur olduğunu belirtti.

Şeffaflığın bu toplantı benzeri toplantılar sayesinde olabildiği bu tip toplantıların devamlılığının çok önemli olduğu belirtti. Diyalog konusuna gelince Dr. Baki İtez 'in konuşmasında belirttiği gibi bu seneki artışlardan ancak bütçelerini hazırlandıktan sonra haberdar olduklarını uzun vadeli ve sağlıklı bir bütçe yapabilmeleri için bu konunun çok kritik olduğunu aktardı.Maliyetlerle artışlar ile ilgili yaptıkları çalışmada TTB artışlarının TÜFE'nin üzerinde olduğunu bu senede aynı şekilde arttığını; birçok ilde hiçbir ekonomik temele dayanmayan artışlar olduğu yapılan çalışmada ortalamada bakıldığında %10'luk bir artışa denk geldiğini kullanımlara göre yapılan çalışmada da ağırlıklı ortalamalar açısından %9 artışa denk geldiğini iletti.

Bu sene enflasyonun %8; katsayı artışı ile gelen yükün %9 bunun üzerine yeni HUV ile birimlerde yaklaşık %4'lük bir artış olduğunun görüldüğü belirtildi. Böylece 2015'te %14'lük bir artışla karşı karşıya kalındığı prim artışlarının ise enflasyon doğrultusunda %8 civarında olacağını ve bu aradaki açığı kimin ve nasıl kapatacağı konusunun büyük bir sorun olduğunu belirtti.

Sağlık sektöründe şu konuyu da anlayamadığını fiyatlandırma konuşulurken özellikle şu sorunun yanıtını "neden aynı hizmet için ödeyen kurum değiştiğinde fiyat değişir?" merak ettiğini belirtti. Hizmetin farklılaştırılmasının fiyata yansımasının doğal olduğu fakat aynı hastanede muayene olacak bir kişiye ilk olarak hangi güvenceniz var sorusunun sorulmasını yadırgadığını belirtti.Bu konunun acil sağlık hizmetleri ile kesinlikle ilgili olmadığını özellikle belirtti. Acil sağlık hizmetleri konusunun suiistimal edildiği kanaatinde olduğunu fakat aynı kurumda aynı sürede aynı kişiden alınan hizmet için ödenen fiyatın farklı olduğunu fiyatlandırma konuşulacaksa bu konunun da masaya yatırılması gerektiği belirtildi.

Bir diğer konu sağlık standardı olduğu belirtildi. Kişi başı yatak sayısı, doktor sayısı, bebek ölüm oranları gibi kriterler olduğunu; bebek ölüm oranı hariç olmak üzere tüm kriterlerde bir alan hariç dünyanın gerisinde olduğumuzu dile getirdi Bu alanın hekime başvuru alanı olduğunu ve 2002 de hekime başvuru sayısının 3,2 iken en son yapılan çalışmalarda 8,3'e ulaştığının görüldüğünü belirtti. Hekime başvuru kriteri açısından Türkiye'nin Avrupa'yı geçtiğini bu noktada "acaba hekime çok başvurmak iyi bir şey mi değil mi" sorunu olduğunu söyledi. Ödeyici kuruluşların gün geçtikçe artan maliyetleri olduğu gerçeğinin yadsınamayacağı dile getirildi. Türkiye 1000 kişi başına düşen MR tetkiki açısından 99 ile Amerika'nın ardında ikinci olduğunu ve TTB'nin yanlış bilmiyorsa MR birimlerini arttırdığını iletti. Bu B2B ilişkinin ister sağlık sektörü olsun ister başka sektörler olsun modern işletmecilikte wintowin (kazan kazan) temeline dayalı olması gerektiğini fakat katsayılardaki TÜFE'nin üzerindeki artışlar; birim artışları ve en önemlisi bu kararlarda hiçbir şekilde ödeyici kurumların söz, görüş sahibi olamadığını bunun neresinin kazan kazan modeli olduğunu anlayamadığını belirtti.

Koray Bey sözlerini sağlığın üretici ve finansörleri arasında uzun vadeli bir işbirliği için tek taraflı fayda yerine karşılıklı faydayı önceleyen bir sisteme ihtiyaç olduğunu; diyaloğun şeffaflığın ve öngörülebilirliğin kendileri için çok kritik noktalar olduğuna inandığını belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay Koray Bey'e teşekkür ederek sözü OHSAD 'a verdi. OHSAD adına konuşmasına yapmak üzere OHSAD Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Memorial Hizmet Hastanesi Genel Müdürü Dr. Tarkan Dizdar söz aldı.

Dr. Tarkan Dizdar öncelikle son zamanlarda herkesi oldukça meşgul eden bu konu ile ilgili bu toplantıyı düzenleyen herkese teşekkür ederek sözlerine başladı.

İlk olarak bu konuda geçirilen süreçten bahsetmek istediğini belirtti. Yaklaşık 7-8 ay önce TTB'den alınan davetle birlikte özel sigortalar ile birlikte çalışmaya katılımları olduğunu o toplantıda sandıkların ya temsil edilmediğini ya da kısıtlı temsil edildiğini belirtti. Toplantıda 6 senelik bir çalışma sonrası artık 2008 kitapçığının artık güncel bir kodlama sistemi ile ve revizyonların daha hızlı hayata geçirilebileceği bir yöntemle karşımıza sunulduğunun görüldüğü iletildi. İlk toplantı itibariyle sektör olarak bu çalışmayla ilgili endişelerin paylaşıldığını; buradaki en ufak bir değişikliğin bir senenin finansmanı, hedefleri ve bütçelerine etkisi açısından temel endişelerini paylaştıklarını ve aslen öneri ile gittikleri belirtti. Önerilerinin 2008 kitapçığının bir kodlama sistemine taşınması ondan sonra kurulacak bir danışma kurulu ile ki içerisinde sektör temsilcilerinin de yer alacağı bir danışma kurulu olması önerilmiş peyderpey yapılacak düzenlemelerin yapılması gerektiği dile getirilmiş. Bu şekilde sektörün bu kadar radikal bir değişiklikle karşı karşıya kalmaması hedeflenmiş. Dr. Tarkan Bey sonrasında TTB ile özel hastaneler olarak ayrı bir toplantıda görüşüldüğünü iletti. Bu toplantı temelinde ilk olarak ifade edilenin TTB'nin bu emeğini kesinlikle sonuna kadar destekledikleri ve saygı duydukları; artık sağlık hizmet sunucularının günümüzde hizmet listelerini bir kodlama sistemi ile sistemlerinde tuttuklarını TTB'nin bu kitapçık üzerinden giden sisteminin de sona ermesi en büyük temennileri olduğunu belirtti. İkinci olarak beklentilerinin gün be gün değişen farklı bir tablo ile karşılaşmama olduğu iletildi. Bu çalışmanın kendilerine ne artı bir değer katma ne de bir eksiklik yaratmasını istemediklerini belirtti. Sektörün de bu yönde bir beklentisi olduklarına inandıklarını fakat bunu nasıl yapılacağı konusunda halen daha doğruların bulunamamış olduğuna inandığını belirtti. Bu konuda birkaç kırgınlıkları olduğunu birinci olarak endişeleri ile ilgili olarak çözüm önerilerinin TTB nezdinde hiçbir karşılık bulamadığını düşündüklerini hatta bu konuda hekimler nezdinde 2008 kitapçının düzenlenmesine karşı bir kurum olarak görüldükleri gibi bir algı oluştuğunu iletti. Ankara'da bu değişikliğin özel hastanelere yarayacağı fakat hekimlere yararlı olmayacağı yönünde bir söylem olduğunu bu söylemin yanlış ve tehlikeli olduğunu burada hekimler veya hastaneler bazında bir değerlendirmeye girmedikleri tam tersine şeffaf olarak zaman içerisinde uygulamalar nedeniyle bir tarafa doğru kayma olursa sektör olarak bunu da tolere etmeye hazır olduklarını dile getirdi.

Tarkan Bey tarafından TTB çalışmasında nelere itiraz edildiği şu şekilde sıralandı;

• Branş bazlı çok ciddi farklılaşma ve etkilenimler olması. Kadın doğum ve genel cerrahi birimlerinde çok ciddi düşüşler varken bunun dışında diğer açık cerrahi ve branş hekimlerindeki artışlar hatta radikal artışlar olması.
• Toplantı sonrası yaptıkları tam simülasyonda (1 yıl boyunca yapılan tüm işlemler için) değişimin-%2 +%2 aralığında bulunulduğunu fakat bundan sonra 3 adet düzeltme geldiği ve son yapılan simülasyonda hastanecilik hizmetleri için ciroya yansımanın -%3,5 -%4 aralığında çıktığını iletti.
• Yazılım uygulama sıkıntıları olduğunu sektörde eski ve yeni TTB'yi sistemsel olarak bir arada uygulayabilecek kurumlar olduğu gibi Türkiye çapında bunu uygulamayacak kurumlarda olduğunu iletti.
• Kodlama sisteminde kaymalar bir diğer sorun olarak belirtildi. Mevcut kodlamalara yeni kodların gelişi ile aşağı doğru kaymalar yaşandığı bunun da çok endişe verici olduğu belirtildi. Eğer her eklenen kod için yeni kod açılmayacak ve araya alınıp kodlar kayacaksa bunun yönetilemeyeceğini belirtti.
• Bir katsayı sınıflandırılması yapıldığını bu konuda ki önerilerinin mevcut tüm katsayılar için bir akış modelini gündeme getirdiklerini bu akış modeli için daha çok enflasyona dayalı olması gerektiğinin ifade edildiği belirtildi. Hatta il bazlı enflasyon açıklandığı için modelin buna dayanması gerektiği belirtildiği iletti.

Dr. Tarkan Bey bu noktada Dr. Baki Bey'in değindiği konular konusunda birkaç katkı yapmak istediğini belirterek TTB'nin ameliyat kalemlerinde ki değişimi %1 bandında iken bunun ciro yansımasının -%1 olarak simüle edildiği aktarıldı. Ve bu verinin sadece bu değişime branş bazlı bakılmaması gerektiğini göstergesi olduğunu belirtti. Anestezi ile ilgili asıl sorun yazılımsal olarak uygulanmanın zor olduğunu iletti. 6 aylık değerlendirme için hemfikir olduklarını hatta 1 senelik bir frekansın değerlendirilmesi lazım geldiği belirtildi. Katılım konusunda Sigorta Birliği ile hem fikir olduklarını mutlaka karar verme noktasında kendilerinin de yer alması gerektiği konusunda Dr. Baki İtez 'e katıldığını belirtti. Katsayı belirleme dönemi açısından her hangi bir itirazları olmadığını iletti. Zincir hastaneler konusunda bir endişe olmaması gerektiği özel hastanelerin bu illere gidişle birlikte sigortacılığı da tıkandığı noktada daha yukarıya taşıyabileceğine inandığını dile getirdi.

Dr. Tarkan Dizdar konuşmasını sektörel olarak her iki taraf bakımından dengenin korunması gerekliliğine dikkat çekerek ve teşekkür ederek sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay Dr. Tarkan Dizdar'a teşekkür ederek buradan ödeyici kurumlar ile hizmeti sunan kurumların aslında aynı şeyleri söylediğini ve beklentilerini aynı olduğunu ileterek sözü Türk Tabipler Birliği (TTB) adına konuşmasını yapmak üzere Dr. Raif Kaya'ya bıraktı.

Dr. Raif Kaya bu kadar geniş katılımlı bir toplantı fırsatı verdikleri ve yeni HUV 'u tanıtma fırsatı verdikleri için hem SASDER 'e hem Güneş Sigorta'ya teşekkür ederek konuşmasına başladı.

Dr. Raif Bey hepimizin aynı teknede aynı tarafta olduğu öncelikle belirterek soruların %75-80'inin TTB'ye yöneltildiğini bununda çok doğal olduğunu dile getirdi. İlk önce bir özet sunum ile konuşmasına başlayacağını belirterek daha sonra sorulara cevap vermeye çalışacağını iletti.

2008'de asgari ücret tarifesi çıktıktan sonra ilk güncelleme çalışmasının 2010 yılında olduğunu kendisinin de bu konuya 2011 yılında dâhil olduğunu dile getirdi. İlk tespit olarak kitap olarak tekrar güncellenmesi durumunda çalışmaya dâhil olmayacağını çünkü günümüz koşullarının kitap olarak gereksinimleri karşılamadığını ilettiğini belirtti. Bu çalışmanın hem elektronik ortama taşınması hem de kod sistemine taşınması gerektiğini; çünkü kendisinin de daha önce hastane yöneticiliği yaptığından sorunları iyi bildiğini dile getirdi. Öncelikle bu konuda TTB yönetimini ikna edildiğinin bunun çok kolay olmadığını fakat şu anda en büyük desteği onlardan aldıklarını belirtti.

Önce TTB'nin asgari ücret tarifesi neden HUV oldu sorusuna yanıt vermek istediğini belirtti. Asgari Ücret Tarifesi yıllardan beri 6023 sayılı yasayla belirlenen görev kapsamında hazırlanan ve son olarak da 2008 yılında yayınlanmış bir kitapçık olduğu belirtildi. Gerçekte ise bu çalışmaları yürütürken kendi tercihleri dışında gelişen hukuksal olaylar ve birazda zorlamaları kabul etmek zorunda kaldığını iletti. Aslında HUV tarifesinin geçmişten bağımsız bir tarife olduğu ve günümüz koşullarına göre yeniden yazılmış bir tarife olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtildi.Asgari Ücret Tarifesinden rehber ücrete geçişin ise 2006 yılında çıkarılan 5477 sayılı kanun ile 6023 sayılı Türk Tabipler Kanununun ilgili maddesinde değişikliğe gidilmesi nedeniyle asgari ücret tanımı yerine rehber ücret tanımı getirilmiştir. Rehber olmanın da bazı şartları vardır ve bu görev ve sorumlulukları artıran bir düzenleme olmuştur.

Dr. Raif Kaya tarafından HUV ile yapılan güncellemeleri şu şekilde sıralamıştır;

• Güncel olmayan işlem kod ve isimleri listeden kaldırılmıştır.
• İşlem adı hem genel ifadeyle hem de işlem bazlı olarak yazılmış ve birbiriyle uyumsuzluk gösteren birimleri eşitlenmiştir.
• İşlem adı genel ifade ile yazılmış ancak işlem bazlı işlem adıyla isimlendirilmiş işlemlerde birbiriyle çelişki olmasa bile sadeleştirmek ve kafa karışıklığının önüne geçmek için bazen genel tanımdan bazen de işlem bazlı listeden çıkarılmıştır.
• İsimlendirme hataları veya farklı yazımlar düzeltilmeye çalışılmıştır.

Bu nedenle HUV güncellemesi basit bir güncelleme değil radikal bir değişiklik anlamına gelmekte olduğunu belirterek konuşmasına devam etti.

• İşlem tanımlarında bulunan gramer hataları bile düzeltilmeye ve eşitlenmeye çalışılmıştır.
• Doğru uzmanlık başlığı altında olduğu halde içeriği nedeniyle yanlış bölüm başlığı altında olan işlem tanımları ve birimleri doğru başlıklar altına alındı.
• Aynı uzmanlık başlığı altında olduğu halde işlem karşılığı birimler kıyaslandı ve görece birimi yüksek olan hizmetlerin birimleri düşürüldü.
• Aynı uzmanlık başlığı altında olduğu halde işlem karşılığı birimler kıyaslandı ve görece birimi düşük olan hizmetlerin birimleri yükseltildi.

Bu çalışmalar yapılırken mali kaygılardan uzak durarak doğru olduğuna inanmış oldukları çalışmaları yaptıklarını belirtti.

• Farklı uzmanlık başlığı altında bulunan farklı hizmetlerin birimleri de birbiri ile karşılaştırılarak birbirine benzer işlemlerin eşit birimlerle yer almasına çalışıldı. Örnek vermek gerekirse Kadın Doğum ile KBB branşındaki benzer ameliyat süresi, benzer riski, benzer post-op süresi olduğuna dikkat edildi ve olabildiğince eşitlenmeye çalışıldı.
• Yine farklı uzmanlık başlığı altında bulunan farklı olan fakat içerikleri aslında aynı olan işlemler ve birimleri kıyaslandı. İşlem adları, açıklamaları ve birimleri mümkün olduğu kadar eşitlenmeye çalışıldı.
• Pratikte uygulamaya giren bilimsel olarak kabul gören TTB kurallarına uygun olan ve uzmanlık derneklerinin görüşlerine de uygun bulunan ancak 2008 kitapçığında yer almayan hizmetler eklendi. Bu hizmetlerin birimleri ilgili uzmanlık derneklerinin görüş ve önerileri doğrultusunda listenin mevcut birimlendirme kural ve kriterleri çerçevesinde tespit edilerek eklendi.
• Hem eski kitapçıkta yer alan hem yeni listeye giren hizmetlerin tümü uzmanlık başlıkları altında gruplandırılarak kodlandı.
• Sonuç olarak HUV listesi için 8125 adet kod oluşturulmuş durumdadır. Ancak burada uzmanlık alanlarının adları ve bölüm başlıklarına da kod verildiğini belirtmek gerekir. Bu da 2008 kitapçığında yer alan 6400 civarı işlem sayısı ile kıyaslandığında %25'lik bir artış anlamına gelmektedir.
• İşlem tanım listesinde SUT karşılığı bulunan hizmetler mümkün olduğu kadar bulunarak listelerde uygun bir işaretle belirtilmiştir.
• Eşleştirmesi yapılan hizmet sayısı toplam işlem sayısının yaklaşık yarısı kadardır. Ancak henüz eşleştirmesi yapılamamış hizmetler bulunmaktadır ve zaman içerisinde kullanıcılar yardımı ile de tamamlanması planlanmaktadır.
• Hazırlanan yazılımda her işlem için değerlendir diye bir pencere hazırlanmış böylece kullanıcıların görüş, öneri ve düşüncelerini alma olanağı sağlanmıştır.
• Ayrıca yazılımda her işlem birimi karşısına ücretler adında bir pencere daha açılmış böylece işlemin uygulandığı il için katsayı girildiğinde otomatik olarak ücret hesaplama olanağı sağlanmıştır.
• Her sayfanın başına arama çubuğu konularak aranan kelime, rakam, cümle veya tanıma kolayca bulunması sağlanmıştır.

Dr. Raif Kaya yukarıda sayılan yapılanma şekli ile ve çözüm ortaklarının vereceği samimi destekle TTB ücret tarifesinin çok daha düzgün hatasız, sağlıklı, adil ve güvenilir bir liste olmasını sağlayacağını inandıklarını belirterek ön bilgi bölümünü tamamladığını ve sorulara cevap verebileceğini ileterek konuşmasını tamamladı.

Dr. Baki İtez' in katsayı artışlarının yüksek olduğunu belirttiğini söyleyerek bu konuda kendisine hak verdiğini ve eski işleyiş içerisinde bu gibi durumların ortaya çıkabildiğini iletti. Fakat bu seneden itibaren TUİK'in önerdiği illerin gelişmişlik katsayısı oranına göre katsayı belirlemenin daha doğru olacağına kanaat getirildiğini ve bu konuda fikir birliğine varılamasa da bundan sonraki yıllarda düzeleceğini söyleyebileceğini iletti.

Bundan sonrası içerisinde arkasında duramayacakları bir katsayı artışı sisteminden vazgeçmek istediklerini iletti. Bu senede hiç artış olmayan illerde bir rahatsızlık durumu ortaya çıktığını bundan sonraki yıllar için bunların olmamasını hedeflediklerini belirtti.

Birim artışlarının daima artış yönünde olduğu bunun doğru olabileceğini fakat bundan sonra senede en az iki kere toplanacak danışma kurulu ile değişikliklerin yapılacağını belirtti. Danışma kurulu ve çalışma kurulunun oluşması rastgele birimlendirme olmayacağının garantisidir ve TTB merkez konseyinin de bu kararların arkasında olacağını iletti. Bu kapsamda çalışma kurulunda doktor olmak şartıyla sigortadan 1 kişi, sandıklardan bir kişi ve özel hastaneleri temsilen bir kişiye üye olarak yer verileceği kararı olduğunu iletti. Dolayısıyla karar süreçleri birlikte alınmış olacak.

Dr. Baki Bey'in anestezi ile ilgili eleştirisine katılmadığını söyleyemeyeceğini iletti. Anestezi derneğini yaklaşık 10 yıldır gündemde olduğunu fakat şimdiye kadar dikkate alınmadığını fakat bu kadar radikal bir değişiklik yapılırken listelere alınmasının doğru olduğu kanaatine varıldığını iletti. Uygulama konusunda ne kadar gerçekçi olduğunun zaman içerisinde görüleceği iletildi.

Katsayı konusunda ise bu sene bir gecikme olduğu ama bundan sonraki seneler için ekim en geç kasım ayı içerisinde katsayıların ilan edilmesi noktasında hem fikir olduklarını belirtti.

Sigorta birliği olarak en az 2 kişiyle temsil edilme hususu konusunda zaten karar alınmış olduğunu. Son talep olan protokol yapma konusunun TTB hukuk bürosu tarafından inceleneceği ve hukuki bir engel yoksa herkesle protokol yapılabileceğini iletti.

Karar alam süreçleri içerisine tüm tarafların temsilcileri ile katkıda bulunmasının bu listenin geleceği açısından çok yararlı olacağı ve beraber karar alınmasının TTB'yi de rahatlatacağını belirtti.

Sn. Koray Pamukçu'nun şeffaflık ve sürdürülebilirlik kavramlarına ilişkin cevabı da bu diyolog sürecinin TTB tarafından sürdürme kararlığı içinde olduğunu iletilmesi şeklinde oldu.

Sağlık hizmet sunucularının neden hastaya hangi güvencesi olduğunu sorduğu konusundaki sorusuna Dr. Raif Beyin cevabı sağlık hizmet sunucularının aslında bunu kişiye doğru kurum kaydı açabilmek için sorduklarını belirtmesi şeklinde oldu .

Hastaneye gelişinden itibaren hastanın her aşamada onam alındığı ve kanunlar gereği SGK güvencesi olup olmadığının mutlaka sorulması gerektiği ve cezası olduğu noktasında Dr. Tarkan Dizdar'ın konuya bir katkısı oldu. Hastaneye gelen hastalara tüm güvencelerine ilişkin ödeme tutarlarının ödeme durumlarının sunulduğu bu konuda bir yönlendirmelerinin olmadığını aksine yönlendirilmiş hasta grupları ile karşılaştıklarını iletti.

Dr. Raif Kaya sözü alarak sektörü tarafları olarak birbirimize karşı önyargılarımızdan kurtulunması gerektiğini ve gerçekten bu şeffaflıksa bundan daha şeffaf olunamayacağını belirtti.

Tarkan Bey bu noktada Dr. Raif Bey'in listeleri oluştururken maliyet bazlı düşünmedikleri sözüne atıfta bulunulduğunu belirterek kendilerinin de bu şekilde düşünmediklerini ama konuşmasının başında belirttiği gibi uygulamaların dün nasılsa bugünde o şekilde devam etmesini temenni ettikleri belirterek aksi halde ortaya çıkan maliyet farklarının izahatının yapılamayacağını belirtti. Son bir soruyu sorarak konuşmasını bitirdi " Biz bu sisteme geçeceğiz ama nasıl geçeceğiz ne zaman geçeceğiz bugün bu toplantıdan çıkarken bunun adını koyabilecek miyiz?"

Dr. Raif Kaya cevap olarak maliyet odaklı düşünmediklerini bu konuya takılmadıklarını ama bunu listenin doğru yapılması için yaptıklarını belirtti. Yoksa maliyetin önemli bir unsur olduğunu belirtti. Kişi başı yıllık hekime başvuru konusunda konuşan Raif Bey bu konuda tespitin haklı olduğunu ve Ankara Sağlık Hukukçular Derneği olarak bu konuda SGK 'ya bir önerileri olduğunu ve kademeli katkı payı uygulamasına geçilmesi gerektiği belirtildi. Fakat bu önerilerinin politik nedenlerle red edildiğini ekledi. 10 yılda muayene ortalamasının 2,5 dan 8,3 'e gelmesinin sıkıntılarının SGK tarafından yaşandığı ve global bütçe, paket fiyat uygulaması gibi uygulamalarla bu açığın önüne geçilmeye çalışıldığı belirtti.

Koray Beyin MR sayısı ile ilgili tespitine ilişkin olarak TTB olarak yeni HUV da MR birimlerinin artırmadıklarını hatta 1 tesla altındaki birimlerin düşürüldüğünü belirtti. Tarkan Beyin OHSAD 'ın görüşlerinin dikkate alınmadığı konusundaki tespitine karşı Dr. Raif Bey bu süreçte belki çok dikkate alınmadığı fakat bundan sonraki süreçte komite katılımı ile herkesin görüş ve önerilerinin karar alma süreçleri içerisinde olacağını iletti. Tabii bunun OHSAD 'ın görüşlerinin tamamen geçerli olacağı ya da TTB 'nin görüşlerinin kabul edileceği anlamına gelmediği konuların tartışılarak sonuca bağlanacağı anlamına geldiğini özellikle belirtti.

Kadın Doğum ve genel cerrahi branşlarındaki düşüş ve artışlar ile ilgili olarak Kadın Doğun Branşında artış olduğunu zannetmediğini genel cerrahinin ise referans bölümleri olduğunu ve bu bölümde uzmanlık derneğinden artış talebi gelmediğini yeni hizmet eklenmediğini bu bölümde de artış ya da azalış olmadığını iletti.

Toplam birimlerindeki artış ve azalışlarla ilgili artış ve azalışlar konusunda rivayetin muhtelif olduğunu fakat kendi yaptıkları simülasyonlarında son yapılan değişikliklerle nerdeyse 0 oranına ulaştığını + / - 0,5 aralığına geldiğini iletti. Yazılım konusundaki eleştirilere ise yazılım değişikliğine gidildiğine ve web sitesi formatına uygun bir yazılıma geçileceğini söyledi. Birimlerde sürpriz değişimler olmaması gerektiği konusuna ise TTB'nin de bu konuda bir farkındalık içerisinde olduğu ve uzun araştırmalar sonucu karar verildiğini iletti. Kaldı ki bundan sonra çalışma kurulunda birlikte tartışılacağı için sürpriz bir karar çıkmayacağına inandığını belirtti. 1 Mart'a kadar bir birim ya da işlem ilavesi yapılmaması kararı olduğu fakat elektronik ortama taşınırken 10 kadar birim yanlışlığı olduğu ve bunların ilgili tarih beklenmeden düzeltilmesinin düşünüldüğü ilave edildi. Yeni hizmet birimleri ise gelen öneriler doğrultusunda ve yapılan incelmeler neticesinde kabul edilirse elektronik ortama taşınabilecek. Bu konuda acil eklenmesi gereken hizmet kodlarının ne zaman yürürlüğe gireceğinin de çalışma kurulunda karar verilebileceği iletti.

Dr. Raif Kaya konuşmasını teşekkür ederek sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay Dr. Raif Kaya'ya açıklamaları için teşekkür ederek sözü salonun sorularına vermeden önce Dr. Baki İtez'e verdi.

Baki Bey bu konular konuşulurken kanayan yaralarından birinin de malzeme konusu olduğunu bu konunun iki kez SASDER tarafından kongre gündemine taşındığını fakat sıkıntıların devam ettiğine vurgu yaptı. TTB 'nin tamamen hekimlik emeği ile birimlendirme yaptığını fakat radyoloji ve laboratuvar bölümlerinde fiyatlandırma yapılırken neden amortisman giderlerine de dikkate aldığını sordu.

Dr. Raif Kaya bu konuda sarf malzeme ve amortisman giderlerini de gerçekten dikkate alarak ücretlendirme yaptıklarını fakat dileklerinin bu işlemler için hekim emeğini ayırarak ücretlendirme yapmak olduğunu iletti. Bu konunun belki listenin elektronik ortama taşınması sonrası ilerde ele alınabileceğini iletti.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay sorular için salona söz verdi.

İlk olarak Allianz Sigorta'dan Dr. Oktay Atay söz aldı. Oktay Bey bu tarife de özel sağlık kuruluşları, sandıklar, sigortalar ve hekimlerin paydaş olarak kaldığını bunun yanında SUT gerçeği olduğunu çalışma kuruluna temsilci alınması konusunu takdir ettiğini aslında her paydaş adına birer hoca belirlenmesini ve şeffaflık konusunda tartışmaların sonlanması için TTB'nin elindeki bu erkin paylaşılması gerektiğini iletti.

Dr. Aygün Bahadır söz alarak MR konusu ile ilgili bir paylaşımda bulundu. MR tetkiki istemi bakımından Amerika'dan bile ilerde olduğumuzu düşündüğünü doktora gitme oranındaki artış nedeniyle doktorların malpraktis kaygıları ve doktor sayımızın artmaması nedeniyle doktora düşen hasta sayısı arttığı için hekimlerin tanılarını sağlama almak istemesi olarak gösterdi. Tabip odasına katkı açısından radyoloji açısından MR ücretinin ve içindeki hekimlik ücretinin ayrılması gerektiğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay toplantı konusunun dağılmaması açısından sözü Prof. Dr. Melih Bulut'a bıraktı. Melih Bey şu soru ile konuşmasına başladı "Bu tarifeyi uygulayacak mıyız uygulamayacak mıyız?" Katılımcıların birçoğunun bu sorunu cevabını merak ettiğini belirtti. Tabipler Birliğine bir öneri getirerek çalışma kurulunda sadece ameliyatların zorluklarına göre değerlendirilmemesini sonuçlarının da göz önüne alınması gerektiğine dikkat çekti.

Sözü KBB Derneği aldı. Eski listede branşlarında birçok hata ve yanlış olduğunu ve bunları düzeltme zorunluluğu hissettikleri iletti. Yeni listelerin emek yoğun bir şekilde hazırlandığını ve bu konuda taraflarında görüş ve önerileri doğrultusunda düzeltmeler yapıldığını iletti. Özellikle herkesin öneri ve isteklerinin dikkate alındığını belirtti. Bu konuda ki iyi niyetlerinin dikkate alınmasını rica ettiler.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay sorunun sadece zamanlama ile ilgili bir sorun olduğu, söz sahibi olunması konusunda sorunları olduğunu ve çözümlendiğini, Listelere verilen emeklere büyük saygı duyduklarını iletti. Geçebilmek için olan taleplerinin bir kısmının karşılandığının bu toplantıda öğrenildiğini kalan taleplerin de karşılanması noktasında çözüm üretildiği anda tabii ki listelerin kullanılacağını iletti.

Dr. Cengiz Konuksal söz alarak SGK fiyatlandırması ile TTB fiyatlandırması konusundaki tespitlerini aktardı.Çalışma kurulunun tüm tarafların katılımı ile olması gerektiğini düşündüğünü iletti. Bu konuda aktüerlerinde, hekimlerinde, yöneticilerinin de söyleyecekleri olacağını düşündüğünü belirtti.

Dr. Raif Kaya danışma kurulu için bir kısıt olmadığını ama TTB'nin yapısı gereği çalışma kurulunda hekimlerin yer alması gerektiğini belirtti.Dr. Murat Fırat uzun yıllardır TTB içerisinde görev aldığını. Seneler içerisinde TTB'nin özel sektöre bakış açısının değiştiğini ve içinden biri olarak bunu takdir ettiği iletti. Bu çalışmanın tüm paydaşlarda daha doğru bir zemine oturtmaya çalıştıklarına göre ve çok bir maliyet sapması yoksa bu listelerin kısa zaman içerisinde uygulamaya sokmanın en doğru karar olacağını iletti. Çalışmalar için teşekkür ederek konuşmasını sonuçlandırdı.

Dr. Raif Kaya bu çalışmanın değerli bir çalışma olduğunu zaman içerisinde yanlışlıklarının düzeltilebileceğini ve bu listenin Türkiye'nin listesi olmasını arzu ettiğini belirterek Murat Bey'e teşekkür etti.

Dr. Cengiz Uzun Medicana Beylikdüzü Hastanesinden söz aldı. TTB'nin hekimlik hizmet emeğini belirlediğini fakat bu birimleri oluştururken yurtdışı örneklerin dikkate alınıp alınmadığını merak ettiğini belirtti. İkinci olarak hizmet fiyatlarının arttığını ama hekim ücretlerinin artmadığına dikkat çekti.

Dr. Tarkan Dizdar Türkiye'de görev yapan hekimlerin yaklaşık %50'sinin özel sektörde görev yaptığı ve aldıkları ücretlerin kamuda görev yapan hekimlere eş ya da üzerinde olduğunu belirterek soruya cevap verdi. İkinci olarak 8,3 oranının kamu dâhil oran olduğunu özel sektörün frekansının 4,2 olduğunu ve özel sektörün uygulamaları ile iyi yolda olduğunu belirtti. Geldiğimiz andan itibaren buradan bir kararla çıkılması gerektiğinden bahsettiğini ama devrim yapılıyorsa diğerlerinin hiç mi görüşlerinin önemi yoktur sorusunu sordu. Herkesi çözüm noktasında konuşmaya davet etti. Alternatif listeye karşı olduklarını ifade ederek konuşmasına ve TTB 'nin yanında olduklarını ama çözüm noktasında desteklerini istedikleri belirtti. Geçiş aşaması içinde sektörün tamamının hazırlıklarının beklenmesi gerektiğini iletti. Ya hep beraber geçilmesi ya da geçilemeyeceğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Dr. Baki İtez Cengiz Beyin sorusu üzerine ICD sistemi ve yurtdışı fiyatlandırmaları ile ilgili bilgiler verdi. En büyük sorunun eski TTB listeleri ile yeni HUV eşleştirmesinin yapılamaması olduğunu ve aktüer hesapları açısından bunun kritik önemde olduğu bu sorun çözülmeden geçiş yapılamayacağını önemle belirtti.

Sn. Koray Pamukçu'da kendilerinin bu tip bir altyapıları olmadığını ve kontrolleri elle yapıldığını ileterek bu açıdan bütçesel olarak öngörülememe sorunu olduğunu ileterek öngöremediği bir konuda geçiş yapacaklarını söyleyemediğini belirtti.

Dr. Baki İtez elektronik ortamda olabilecek sürpriz değişiklikler konusundaki endişelerinin devam ettiğini ve 1 Martta geçişlerinin imkânsız olduğunu iletti. Sistemleri ile eşleştiremediği için de büyük zorluklar ile karşılaştıklarını belirtti. Bu eşleştirme listelerin paylaşılmasını talep ettiğini belirtti.

KBB Derneği eşleştirme konusunda bir sorun olmadığını ama kendi branşında bir doktorun bunu yapması gerektiğini belirtti.

Bu konuda itirazlar devam ettiği için bu sorunun sonraya bırakılması ve gerekirse TTB nezdinde bir toplantı ile çözülmesi gerektiğine karar verildi. Dr. Tarkan Dizdar eşleşmiş listenin paylaşılmasını talep etti. Bu konuda TTB'nin yardımcı olacağı sözü alındı. Dr. Baki İtez protokol yapılması konusunun gerekliliğine dikkat çekerek bir sürpriz yaşanmasını istemediklerini dile getirdi.

Dr. Raif Kaya 14 Şubatta bir çalışma kurulu yapılacağı ve bir hizmet için uygulama kararı çıkarsa 1 Nisan'dan sonra uygulamaya alınacağını iletti. Geçmişte protokol olmadığını dikkat çekti ama yapılması için bir sakınca olamadığını iletti. Sürpriz olmayacağı konusunda garanti verildiğini iletti. Eşleştirme listeleri için bir çalışmaları varsa bunu da aboneleri ile memnuniyetle paylaşacaklarını iletti.

Ergo Sigortadan Tarık Erol söz alarak her kuruluş için HUV 'a geçişin farklı etkileri olacağını belirtti. Bu ekstra yükünde sigorta primlerine yansıtılamayacağını ve yaptıkları simülasyona göre kendilerine %7 ek bir yük getirdiğini iletti. Katsayı artışı olmasaydı bunu karşılanabilecek bir artış olacağını iletti. Kendilerinin 2008 kitabı ile devam edeceğini olmayan hizmetler için HUV 'a başvurulacağını belirtti.

Medipol Hastanesi İş Geliştirme biriminden Tarık Bey söz aldı. Kendilerinin HUV listesini SUT listesi ile eşleştirdiklerini ve özellikle genetik bölümünde sıkıntı yaşadıklarını bunun için ekstra bir çalışma yapılacak mıdır sorusunu yöneltti. Ayrıca hizmet listelerinde yeni hizmet ilavesi ile kayma olacak mıdır sorusunu tekrar etti.

Dr. Raif Kaya bundan sonra kodlarda bir değişme olmayacağını kod sisteminin sabit olduğunu belki ilerde hangi bölümde olursa olsun tek kodla yer alacağını iletti. Bazı konularda sabır beklediklerini ve ilerde düzeltmeler yapılacağını iletti. Genetik bölümü ile ilgili biraz uzmanlık derneğinin ilgisizliği dolayısıyla yetersiz kaldığı konusunu kabul etti. Fakat bu konudaki çalışmaların devam ettiğini iletti. Eşleştirme konusunun da devam ettiğini SUT eşleşmesinin daha çoğalacağı iletildi.

Dr. Tarkan Dizdar eşleştirmiş olduğu listeleri seve seve diğer kurumlar ile paylaşabileceklerini ancak sektörün bir kısmının 2015 için geçmeme kararı almış olması sağlık kurumlarının bir kısmının geçme isteğine aykırı olduğunu belirtti. Öneri beklediklerini ve çözüm süreçlerine açık olduklarını belirtti. Sorunların zaman içerisinde çözüleceğini iletti.

Dr. Raif Kaya artış düşüşün %1 oranında olacağını öngördüklerini fakat bu konunun yaşanmadan ön görülemeyeceğini veya hesaplanmayacağını belirtti.HUV'un hep beraber arkasında durulması gerektiğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

Oturum Başkanı Sn. Elvan Atalay son sözü Prof. Dr. Melih Bulut'a verdi. Herkese katılımları için teşekkür eden Prof. Dr. Melih Bulut TTB'ye ılımlı yaklaşımları için teşekkür etti. Herkesin bu listeye ulaşabilmesi gerektiğini iletti. SASDER olarak bu çalışmalara destek vermek istediklerini belirterek herkese çok çok teşekkür ederek toplantıyı sonlandırdı.